20 Haziran 2018 Çarşamba / 7 Sevval 1439
  •  
“ilim rütbesi rütbelerin en yücesidir”

Recai Mehmet Efendi Kütüphanesi

Recai Mehmet Efendi Kütüphanesi - İlim Yayma Vakfı, İYV

Fatih Vefa semti Cemal Yener Tosyalı Caddesi üzerinde bulunan Sıbyan Mektebi ve Sebili 1774 yılında Osmanlı Reis’ül- Küttaplarından Recai Mehmet yaptırılmıştır. Hazine Katipliği, Çavuşbaşı, Sadaret Kethüdası, Nişancı, Defterdar Emini, ve Arpa Emini gibi görevlerde bulunan Recai Mehmet Efendi 1780 yılında Vefat edip Şehzade Camii’nin tramvay yoluna bakan tarafına defnedilmiştir.

Rokoko üslubu ile inşa edilen ve süslenen sebili ve üstünde de mektebi bulunmaktadır. Cephesi som mermerden olup talik hattı ile yazıları Yasari Mahmut Efendi
tarafından yazılmıştır.

Bu yapı Cumhuriyet döneminde çocuk kütüphanesi olarak kullanılmıştır.
2009 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Vakfımız tarafından restorasyonu gerçekleştirilmiştir. Binanın kullanıma hazır hale gelmesiyle birlikte Vakfımızca Kütüphaneolarak hazırlanıp Üniversite öğrencilerinin ve mahalle gençlerinin
hizmetine sunulmuştur.

Recai Mehmet Efendi Kütüphanesi - İlim Yayma Vakfı, İYV

Hakkında


2010 yılında hizmete açılan İlim Yayma Vakfı Recai Efendi Kütüphanesi, Kırk Yıllık birikimin bir ürünü olup, bir ihtisas kütüphanesi hüviyetindedir. Sosyal bilimler ağırlıklı olan kitaplar içerisinde İstanbul araştırmaları konusunda yazılmış eserler genişçe yer tutmaktadır. Osmanlıca matbu eserlerle birlikte 10 binin üzerinde eser  bulunup, bütün kayıtlar YORDAM kütüphane programında kayıtlı olup, Kütüphanemizde internet üzerinden tarama yapmak da mümkündür.

Kütüphane Kullanımı

İlim Yayma Vakfı Recai Efendi Kütüphanesi, Hafta içi her gün 09:00-21:00, Cumartesi günü 12:00-20:00 saatleri arasında hizmet vermektedir.
 

Recai Mehmet Efendi Kütüphanesi - İlim Yayma Vakfı, İYV



KATALOG TARAMA İÇİN TIKLAYINIZ
 

Recai Mehmed Efendi Kütüphanesi

KATALOG TARAMA İÇİN TIKLAYINIZ

Günün Ayeti

Buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana karşı konuşmayın artık! Müminûn Suresi, 108

Günün Hadisi Şerifi

Bir gün Resulullah (sa) bize ikindi namazı kıldırdı. Sonra bir hutbede bulundu. Bu hutbede, kıyamet vaktine kadar olacak her şeyi bize haber verdi. Bunu belleyen belledi, unutan unuttu. Söyledikleri arasında şu da vardı: "Dünya caziptir, tatlıdır. Allah sizi buraya halife olarak göndermiştir, nasıl amel edeceğinize bakmaktadır. Aman uyanık olun! Dünyadan hacının, kadından hacının. Aman uyanık olun! Kimseyi, insanların korkusu, bildiği bir hakikati söylemekten alıkoymasın!" Ravi der ki: "(Bunu söyleyince) Ebu Said merhum ağladı. Sonra sözlerine devam etti: "Vallahi öyle şeyler gördük ki, korktuk. Resulullah'ın söyledikleri arasında şu da vardı: Haberiniz olsun! Kıyamet günü, her bir vefasız için vefasızlığı nisbetinde bir bayrak dikilecektir. Baş imamın (devlet reisinin) vefasızlığından daha büyük bir vefasızlık olmayacaktır. Onun bayrağı kıçının yanına dikilir." O günkü bellediklerimiz meyanında şu da vardı: Haberiniz olsun! İnsanoğlu çok çeşitli tabakalar halinde yaratılmıştır: Kimisi vardır, mü'min olarak doğar, mümin olarak yaşar, kafir olarak ölür. Kimisi vardır, kafir olarak doğar, kafir olarak yaşar, mü'min olarak ölür. Kimisi vardır, kafir olarak doğar, kafir olarak yaşar, kafir olarak ölür. Haberiniz olsun kimisi vardır yavaş öfkelenir, (öfkesinden) çabuk döner; kimisi vardır çabuk öfkelenir, çabuk döner; kimisi vardır, yavaş öfkelenir, yavaş döner. İşte bunlar birbirlerini dengeler. Haberiniz olsun onlardan bir kısmı vardır; çabuk döner, çabuk kızar. Bilesiniz bunların en hayırlısı ağır öfkelenen, çabuk dönendir; en erlileri de çabuk öfkelenip yavaş dönendir. İnsanlardan borcunu iyi ödeyen, (başkasındaki alacağını) iyi talep eden vardır. Kimisi de kötü öder, iyi talep eder; kimi de kötü talep eder, iyi öder, bunlar birbirlerini dengeler. Bilesiniz bir kısmı vardır kötü öder, kötü talep eder. Bilesiniz bunların en hayırlısı iyi ödeyen, iyi talep edendir; en kötüleri de kötü ödeyen, kötü talep edendir. Bilesiniz! Öfke ademoğlunun kalbinde bir kordur. Gözlerinin kızarmasını, avurtlarının şişmesini görmüyor musunuz! Kim, öfkeden bir başlangıç hissederse, yere yaslansın, (öfkesi geçinceye kadar öyle kalsın)." Ebu Said dedi ki: "Biz (bu sırada) gündüzün aydınlığı devam ediyor mu diye güneşe bakmaya başladık. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Haberiniz olsun! Dünyanın ömründen geçmiş kısmına nisbeten geri kalan kısmı, şu gününüzden geçen kısma nazaran geri kalan kısmına nisbeti gibidir." Tirmizi, Fiten 26, (2192)

Hızlı Erişim