20 Haziran 2018 Çarşamba / 7 Sevval 1439
  •  
“ilim rütbesi rütbelerin en yücesidir”

Vakfın Gayesi


  • Vakıf, yurt içinde ve yurt dışında ilmin yayılmasını teşvik etmek gayesiyle aşağıdaki faaliyetleri yapmak üzere kurulmuştur.

  • Eğitimin her kademesindeki kabiliyetli öğrencilere nakdi ve ayni yardımlar yapmak.

  • Okul, yurt, kütüphane ve kurs binaları inşa etmek ve idare etmek, aynı gaye doğrultusunda faaliyet gösteren her türlü özel ve tüzel kişilerle ,resmi kurum ve kuruluşlara maddi ve ayni yardımlarda bulunmak.

  • İlmi araştırmaları teşvik etmek, ilmi kongre ve konferanslara iştirak edeceklere nakdi yardımda bulunmak.

  • İlmin yayılması için neşriyat yapmak ve yapanları desteklemek.

  • Anaokulundan üniversiteye her seviyede eğitim ve öğretim müesseselerini kurmak veya uygun görülecek resmi ve özel kuruluşlarla müştereken kurmak ve yönetmek.

  • Gerektiğinde yurt dışındaki emsal kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak, yurt dışında da benzer müesseseler açmak.

  • Vakfın gayesi doğrultusunda yetkili makamların izni ile şube, temsilcilik ve irtibat bürosu veya benzeri adlarla yurt içinde ve dışında birimler oluşturmak.

  • Yurt içinde ve dışında meydana gelebilecek tabii afetler neticesinde afet bölgesindeki yardıma muhtaç kişilere doğrudan veya dolaylı olarak yardım etmek.

  • İlmi çalışmalar ile eğitim ve kültür alanında araştırma ve geliştirme faaliyetlerini yürütmek, ilmi seminer, kongre, konferans ve sempozyumlar düzenlemek.

Recai Mehmed Efendi Kütüphanesi

KATALOG TARAMA İÇİN TIKLAYINIZ

Günün Ayeti

Buyurur ki: Alçaldıkça alçalın orada! Bana karşı konuşmayın artık! Müminûn Suresi, 108

Günün Hadisi Şerifi

Bir gün Resulullah (sa) bize ikindi namazı kıldırdı. Sonra bir hutbede bulundu. Bu hutbede, kıyamet vaktine kadar olacak her şeyi bize haber verdi. Bunu belleyen belledi, unutan unuttu. Söyledikleri arasında şu da vardı: "Dünya caziptir, tatlıdır. Allah sizi buraya halife olarak göndermiştir, nasıl amel edeceğinize bakmaktadır. Aman uyanık olun! Dünyadan hacının, kadından hacının. Aman uyanık olun! Kimseyi, insanların korkusu, bildiği bir hakikati söylemekten alıkoymasın!" Ravi der ki: "(Bunu söyleyince) Ebu Said merhum ağladı. Sonra sözlerine devam etti: "Vallahi öyle şeyler gördük ki, korktuk. Resulullah'ın söyledikleri arasında şu da vardı: Haberiniz olsun! Kıyamet günü, her bir vefasız için vefasızlığı nisbetinde bir bayrak dikilecektir. Baş imamın (devlet reisinin) vefasızlığından daha büyük bir vefasızlık olmayacaktır. Onun bayrağı kıçının yanına dikilir." O günkü bellediklerimiz meyanında şu da vardı: Haberiniz olsun! İnsanoğlu çok çeşitli tabakalar halinde yaratılmıştır: Kimisi vardır, mü'min olarak doğar, mümin olarak yaşar, kafir olarak ölür. Kimisi vardır, kafir olarak doğar, kafir olarak yaşar, mü'min olarak ölür. Kimisi vardır, kafir olarak doğar, kafir olarak yaşar, kafir olarak ölür. Haberiniz olsun kimisi vardır yavaş öfkelenir, (öfkesinden) çabuk döner; kimisi vardır çabuk öfkelenir, çabuk döner; kimisi vardır, yavaş öfkelenir, yavaş döner. İşte bunlar birbirlerini dengeler. Haberiniz olsun onlardan bir kısmı vardır; çabuk döner, çabuk kızar. Bilesiniz bunların en hayırlısı ağır öfkelenen, çabuk dönendir; en erlileri de çabuk öfkelenip yavaş dönendir. İnsanlardan borcunu iyi ödeyen, (başkasındaki alacağını) iyi talep eden vardır. Kimisi de kötü öder, iyi talep eder; kimi de kötü talep eder, iyi öder, bunlar birbirlerini dengeler. Bilesiniz bir kısmı vardır kötü öder, kötü talep eder. Bilesiniz bunların en hayırlısı iyi ödeyen, iyi talep edendir; en kötüleri de kötü ödeyen, kötü talep edendir. Bilesiniz! Öfke ademoğlunun kalbinde bir kordur. Gözlerinin kızarmasını, avurtlarının şişmesini görmüyor musunuz! Kim, öfkeden bir başlangıç hissederse, yere yaslansın, (öfkesi geçinceye kadar öyle kalsın)." Ebu Said dedi ki: "Biz (bu sırada) gündüzün aydınlığı devam ediyor mu diye güneşe bakmaya başladık. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Haberiniz olsun! Dünyanın ömründen geçmiş kısmına nisbeten geri kalan kısmı, şu gününüzden geçen kısma nazaran geri kalan kısmına nisbeti gibidir." Tirmizi, Fiten 26, (2192)

Hızlı Erişim